BİZE ULAŞIN

GÖRÜŞ & ÖNGÖRÜ

Trump’ın Siber Alana Dair Adımları ABD’yi Nasıl Etkileyecek?

10.02.2025
SHARE

ABD’de Donald Trump’ın göreve başlamasından itibaren ülkede pek çok alanda olduğu gibi ulusal güvenlik ve bilgi teknolojileri tarafında da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu gelişmeler içerisinde siber güvenliğin de çok kritik bir yeri var. Çünkü Trump göreve geldiği ilk günlerden bu yana sadece siber alanı ilgilendiren konularda tartışmalara yol açan kararlara imza attı.

Uzmanlar ve sektör temsilcileri, Trump’ın yaptığı bazı atamaların ulusal siber güvenlikte önemli çalışmalara işaret edeceğine dair tahminlerde bulunsa da günümüzde de devam eden bazı belirsizlikler durumun pek de öyle olmadığını gösteriyor. Diğer yandan Trump’ın, önceki döneminde de olduğu gibi yeni başkanlık sürecinde de Rusya, Çin ve İran gibi “siber düşman”lara yönelik sert tavırlar takınabileceği düşünülüyor. Ancak mevcut durumda pek çok ABD’li siber güvenlik uzmanı ve endüstrideki önemli temsilciler, atılan bazı adımlardan dolayı karamsar senaryolar yazıyorlar.

Trump’ın göreve başlamasıyla yaşanan gelişmeler

Donald Trump'ın göreve gelir gelmez yaptığı ilk işlerden biri de Beyaz Saray'a bağlı olan siber güvenlik kurulunu (Cyber Safety Review Board - CSRB) dağıtması oldu. Bu kurul, ABD'nin maruz kaldığı siber casusluk operasyonlarını ve kritik altyapıları hedef alan siber saldırıları incelemek ve soruşturmak için alanında uzman kişilerden oluşuyordu. İçlerinde eski CIA, NSA gibi kurumların şefleri ve sektörden önemli isimler vardı.

Trump’ın bu adımından sonra kurulun yeniden yapılanmaya gitmesi bekleniyor. Aksi durumda ABD için iyi olmayabilir. Çünkü bu kurul son birkaç aydır Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı’na bağlı siber casusların ABD'deki telekom ve iletişim altyapılarına ve Hazine Bakanlığı gibi devlet kurumlarına sızma faaliyetlerini soruşturuyordu. Bu süreç devam ederken Trump'ın bu kurulu dağıtması doğal olarak tepkiyle karşılandı.

Bu arada FBI’da da benzer bir “kovulma”nın yaşandığını görüyoruz. Donald Trump, FBI teşkilatı içerisinde bulunan ve ülkenin siber güvenliğinden sorumlu olarak operasyonel faaliyet yürüten birimlerin başındaki bazı yöneticilerin de işine son verdi. Buradaki gerekçenin de tamamen iç siyasetle ilgili olduğuna dair değerlendirmeler yapılıyor. Söz konusu pozisyonların halen boş olduğu biliniyor.

Trump’ın görevi devraldığı günlerden itibaren siber alanı ilgilendiren konularda yaptığı işler bunlarla sınırlı değil elbette. ABD’yi hatta genel olarak siber suç dünyasını da ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Bu gelişme, pek çok siber suçlu için “af” beklentisine neden oldu.

Trump'ın göreve başladığı gün imzaladığı bir af kararı siber dünyada oldukça dikkat çekmişti. Uluslararası siber suçlar alanında bilindik bir darkweb platformu olan Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht Trump’ın imzaladığı bir kararnameyle serbest bırakıldı.

"Dread Pirate Roberts" adıyla 2011'de Silk Road'ı kuran ve yöneten Ulbricht, 2015'te uyuşturucu, silah, çalıntı pasaport ve çeşitli belgelerle birlikte diğer illegal maddeleri internet üzerinden satmak da dahil 7 farklı suçtan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Ulbricht tutuklandıktan sonra Silk Road kapatılmıştı ancak daha sonraki yıllarda üç farklı versiyonu daha açılmıştı. Siber suç ve dark web pazarları alanında öncülerden olan Silk Road'un o dönemlerde yaklaşık 200 milyon dolarlık satışları vardı.

Trump, seçimlerden önce Ulbricht’in serbest bırakılmasına dair gerekli adımı hızla atacağının sinyalini zaten vermişti. Beklendiği gibi de oldu ve siber suç dünyasında nam salan ve hatta pek çok küçük büyük siber suçlunun ilgiyle takip ettiği “yönetici” olan Ulbricht, 10 yılın ardından hapisten çıkarıldı.

Bu adım, pek çok siber güvenlik uzmanı ve yöneticinin eleştirisine neden oldu. Çünkü bu affın, mevcut ve muhtemel siber suçlular için bir “teşvik” olarak algılanabileceği ve artık siber suçlulara karşı caydırıcı cezalar getirmeyeceği endişesi söz konusu. Durum gerçekten öyle mi, bunu zamanla göreceğiz.

ABD siber güvenlik kurumlarında zafiyet oluşabilir mi?

Donald Trump’ın hem CSRB hem de FBI özelindeki görevden almaların yankıları sürerken, boş kalan koltuklardan birinin de ülkenin en kritik siber güvenlik kurumu olan Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA)’ndaki direktörlük görevine de henüz kimsenin atanmaması tartışılıyor. Bir önceki direktör olan Jen Easterly, Trump’ın yemin töreninin hemen öncesinde istifa etmişti.

Easterly, bir süre önce bunu dile getirmişti zaten. Ancak buna rağmen Trump yönetiminin bu konuda gereken aksiyonu almadığı belirtiliyor. (Bu arada Trump’ın, sektörde o döneme kadar en başarılı yönetici olarak görülen CISA direktörü Chris Krebs’i 2020 yılında kovması da tepkiyle karşılanmıştı)

Trump’ın göreve geldiğinden bu yana CISA direktörlüğüne atama yapmaması büyük bir tedirginlik meydana getiriyor. Çünkü ülkenin siber güvenliğine dair denetim ve standartlarla birlikte altyapılardaki siber güvenlik önemlerini de belirleyen bir kurumun hala yöneticisinin olmaması büyük zafiyet olarak algılanıyor.

Buna ilaveten Trump’ın, ABD Siber Komutanlığı (USCYBERCOM) ve Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA)’nın liderliğini de bölmeyi planladığı konuşuluyor. Çok uzun yıllardır hem siber komutanlık hem de NSA’nın tek bir yöneticisinin olduğu biliniyor. Çift şapka olarak liderlik koltuğunda oturan siber komutan, aynı zamanda NSA’nın da direktörü oluyor.

Trump eğer iki kurumun liderlerinin farklı kişiler olmasına karar verirse, bu durumda siber komutanlık için dört yıldızlı, NSA için ise üç yıldızlı bir general belirlemek zorunda kalacak. Kötü senaryolara göre, yetki karmaşası ve kurumlararası rekabet gibi tehlikelerin baş gösterebileceği bekleniyor. Uzmanlar ve yetkili bazı isimler, bu gibi olumsuzlukların da güvenlik zafiyetiyle sonuçlanabileceğine dair endişeler paylaşıyorlar.

Çin’in siber tehdidi ve beklentiler

Çin’in 2024 yılında ABD’ye yönelik siber operasyonlarını oldukça artırdığı görülüyor. Özellikle siber casusluk odaklı saldırılarla ABD teknolojilerine ve BT altyapısına sızan Çin istihbarat servisleri, bu saldırılarını çeşitlendiriyor ve yaygınlaştırıyor.

Buna ilaveten daha dikkat çekici olan ve tehlikeye işaret eden durum ise Çin’in siber operasyonlarının artık giderek hasar verici saldırılara doğru kayması. Özellikle telekom operatörlerine ve yönlendiricilere (router) sızarak olası yıkıcı saldırılara yönelik hazırlık yapmasına dair iddialar var. Buna göre, Çin devlet destekli siber casuslar telekom altyapılarına sızarak devlet büyüklerinin telefon görüşmelerini dinlediler. Ayrıca ülkenin iletişim altyapısına da sızarak çeşitli kurumların hassas sistemlerine erişebildiler.

Bütün bunları yaparken de Çinli tehdit aktörleri ABD ile olası savaş durumuna hazırlık yapmak için kritik zafiyetler içeren yönlendiricilere ve bazı BT altyapılarına sızdığı ve uzun sürelerce buralarda “uykuya” geçtiği öne sürülüyor. Bu durum ABD ve müttefikleri için büyük güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor.

Gelecek dönemde bu tehditlere karşı nasıl önlemler alınabileceği uzmanlarca değerlendiriliyor. Bu noktada, ülkenin merkezi istihbarat teşkilatı olan CIA direktörlüğüne John Ratcliffe'in atanmasının dikkat çekici olduğunu belirtelim. Ratcliffe, kısa bir süre önce CIA için spesifik siber saldırı araçları geliştirmeyi planladığını söylemişti.

Ratcliffe’in CIA’i ofansif siber güç noktasında daha üst seviyelere ulaştırma amaçlı bir projesinin olduğu düşünülüyor. Bu gibi adımlar, ABD’nin kolluk ve istihbarat birimleri noktasında operasyonel siber güce ağırlık vereceğine ve gerekirse misilleme amaçlı siber saldırılarda bulunabileceğine dair işaretler veriyor.


ONE CIKAN ARASTIRMA

Blogumuza abone olun

Yeni blog yazılarımızla haftalık bir e-posta alacaksınız.

Blogumuza abone olun


Yeni blog yazılarımızla haftalık bir e-posta alacaksınız.

Savunmanıza bir müttefik ekleyin!

 

7/24, uçtan uca yaklaşımımızın daha iyi güvenlik sonuçları elde etmenize nasıl yardımcı olduğunu ve sizi en önemli şeye nasıl geri götürdüğünü ilk elden görün. Ekibinizin bir uzantısı olarak hizmet veren gazilerimizle kapsamı artırın, daha hızlı yanıt verin ve riski azaltın . ADEO ile ham telemetriyi operasyonel hale getirerek mevcut güvenlik ürünlerinizden maksimum değeri açığa çıkarın .

Otomasyon, çalışma kitaplarımız ve deneyimli olay müdahalemizle Ortalama Düzeltme Süresini azaltın. Güvenlik yığınınız genelinde uyarıları görüntülemek, önceliklendirmek ve yönetmek için tek bir pano kullanarak uyarıların kontrolünü elinize alın.

Gönder butonuna tıklayarak Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Aydınlatma Metnini okuduğunuzu beyan ediyorsunuz

Savunmanıza bir müttefik ekleyin!


7/24, uçtan uca yaklaşımımızın daha iyi güvenlik sonuçları elde etmenize nasıl yardımcı olduğunu ve sizi en önemli şeye nasıl geri götürdüğünü ilk elden görün.

Ekibinizin bir uzantısı olarak hizmet veren gazilerimizle kapsamı artırın, daha hızlı yanıt verin ve riski azaltın .

ADEO ile ham telemetriyi operasyonel hale getirerek mevcut güvenlik ürünlerinizden maksimum değeri açığa çıkarın .

Otomasyon, çalışma kitaplarımız ve deneyimli olay müdahalemizle Ortalama Düzeltme Süresini azaltın .

Güvenlik yığınınız genelinde uyarıları görüntülemek, önceliklendirmek ve yönetmek için tek bir pano kullanarak uyarıların kontrolünü elinize alın .

Bu formu göndererek Web Sitesi Kullanım Koşullarını ve ADEO Gizlilik Politikasını kabul ediyorum .